KULLUK SOHBETİ (ADEM)

 

 

KULLUK SOHBETİ (ADEM)

 

Kul, Allah olamaz. Fakat, Allah'tan gayrı da değildir. Kul ancak, insaniyetin en yüksek mertebesine çıkabildiği zaman,Allah'ın halifesi olabilir.Zaten,Cenabı Allah kendisini tanıtmak ve bildirmek için meleklerine dedi ki: "Ben yeryüzünde bir halife halkedeceğim." Melakler hemen telaşa düştüler.Nasıl olur? Biz var iken Cenabı Allah bizim üzerimize bir halife halkedecek.Yoksa,biz bu hilafete layık değil miyiz? diye aralarında çelişkiye düştüler.

Cenabı Allah,meleklerine şöyle hitap etti: (İnni a'lemu mala talemun) "Sizin bilmediğinizi ben biliyorum." Acele etmeyin,dedi ve Adem'i halketti.Bütün varlığını,Ademin mazharında tecelli ettirdi.Yani,Cenabı Allah bütün varlıklarını,Adem'in kalıbında göstermiş oldu.

Madem ki Ademe bütün varlıklarını bahşetti.Bu itibarla Adem,Allah'ın gayrısı değildir. Yani, Allah'tan ayrı bir varlık değildir.Fakat,Allah'ta denilemez.Çünkü,Cenabı Hak bu mazharla kendisini örtmüş oluyor.

Bu varlıklar mazhardan göründüğü için bu mazhara Hak demek yanlış olur.Allah demek yanlış olur.Fakat bu mazhardan görünenler de,Hakk'ın gayrısı değildir.

Biz, Allah deyince nasıl bir varlık düşünüyoruz? Allah nasıl bir varlıktır ki,Adem'in mazharında tecelli etmiştir? Cenabı Allah,biz insanları,bunun için halketmiştir.

Cenabı Allah,ayeti kerimesinde (Vema halaktul cinne vel inse illa liya'budun) "Ben insan ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım" buyuruyor.Bunun akabinde Ashabı Kiram Resulullah Efendimize sordular.İbadet nedir Ya Resulullah? İbadet: Allah'ı tevhid etmek ve Allah'ı bilmektir,buyurdular.Bizim,Rabbımızı bilebilmemiz için,Cenabı Allah halifeler halketti.Halife: Allah'ın vekili demektir.

Madem peygamber Allah'ın vekili olarak kabul edildi.Peygamberlik son bulunca,bu vekaleti kimler devraldı? Peygamberlik bir rütbedir.Çünkü,sorulan soru da bu da vardı. Peygamber nasıl bir varlıktır ki, bir insan ben peygamberim, ben Hakk'ım sözlerini söyleyebiliyor. Bu sözleri söyleyen kişinin söylediklerini isbat etmesi gerekir.Eğer isbat edemiyorsa o yalancıdır.

Peygamberlik bir rütbedir.Bunun sonu vardır.Çünkü,Cenabı Allah Kur'anı Keriminde (Ma kane Muhammedün eba ehadin min ricaliküm velakin Resulallahı ve hatemen nebiyyin) "Muhammed hiç bir erkeğin babası olmadı." Erkek evladı olup da yaşamadığından dolayı erkeklerden kimse ona baba diyemedi.Onun için hiçbir erkeğin babası olmadı. "Velakin o Peygamberlerin sonuncusudur." Peygamberlik rütbesi Peygamber Efendimizle son buldu. Peygamber Efendimiz bu alemden geçtikten sonra,Allah'ın vekili olmak,peygambere varis olabilmek kimlere düşer?

Peygambere yakın kim ise,varisleri onlardır.Peygamberliğin yakını velayettir.Yani evliyalardır.Velayeti takına kimselere,evliya denir.Şimsi şu yaşadığımız zamanda peygamber olmadığından evliya olan kişiler,peygamberlerin varisleri ve Allah'ın vekilleridir.

Velayet rütbesinin,evliyalığın sonu yoktur.Dünya durdukça onlar da duracak,evliyalar bulundukça da dünya batmayacak.Böyle kimseler Allah'ın vekili olduklarından,bu zevatlara Allah varlığını bahşetmiştir.

Yalnız, mevzumuzun başında geçtiği gibi,böyle bir veli "Ben Hak'kım" derse,isbat etmesi lazımdır.Nasıl ki Beyazidi Bestami Hazretleri,müritlerinin huzurunda kendisi cezbeyi Rahmaniye'ye tutuldu.Bu halde iken (Sübhane ma a'zame şani) Yani dedi ki: "Ben kendimi tesbih ederim,ne büyük şanım var." Bunu duyan müritleri,şeyhleri kendisine geldiğinde dediler ki: Efendim,çok ağır konuşuyorsunuz.Konuştuklarınız şeriata muhalif.O zaman,o mubarek de dedi ki: Hakikaten,ben böyle bir söz söylediysem,bu sözü söyleyenin katli vaciptir. Eğer,bir daha böyle bir söz söyleyecek olursam beni katledin.Zavallı cahil müridler, ellerine birer hançer alıp,mürşidlerinin dalgın bir zamanını kollamaya başladılar.Vaktaki Beyazidi Bestami Hazretleri cezbeye gelerek,evvelki sözünden büyük bir söz daha söyledi. "Cübbemin içine baktım,Allah'tan başka kimseyi göremedim" Elleri haçerli olan müridler,hançerlerini rasgele mürşidlerinin üzerine saplamaya başladılar.Lakin hançerler batmadı. Kendine gelince müridleri dediler ki: Efendim yine böyle söylediniz.Peki,o zaman beni neden hançerlemediniz? Efendim,hançerledik fakat hançerlerimiz batmadı.Hiç batmaz olur mu? Verin bakalım şu hançeri.Ayağına saplamayla kan sıçradı.Gördünüz mü,dedi.Ama Efendim,biz sapladığımızda hançerler batmadı.Ah evladım,o zaman söyleyen ben değildim.İşte sözünü böylece isbat etmiş oldu.