MEVLİT KANDİLİ

 

MEVLİT KANDİLİ

 

Bu gece Peygamber Efendimizin Darul Beka’dan Darul-Fena’ya vücudu unsuriyesiyle teşrif ettikleri bir gecedir.bu mübarek gece cümlemize hayırlı olsun.

Peygamber Efendimiz her ne kadar bu unsuri vücuduyla dünyamıza, RebiülEvvel ayının on ikinci gecesi teşrif buyurmuşlarsa da,yine kendileri bir hadisi şeriflerinde buyuruyorlar.(Küntü nebiyyen ve Ademü beynel mai vettiyni) “Adem su ile toprak arasında iken ben Nebi idim.”

Şimdi burada kendiliğinden bir soru çıkıyor.Madem ki o,Adem su ile toprak arasında iken Nebi idi,o halde kimlere peygamberlik yaptı?Çünkü daha henüz Adem yok,insan da yok.

Peygamber Efendimiz yine bir hadisi şeriflerinde buyuruyorlar.Bu alemden Adem’den evvel yüz bin Adem’ler geçti.Şu halde şu yüz bin Adem’lere Peygamberlik yapmış olduğu anlaşılıyor.Bu her ne kadar hadisi şerif ise de ravisi yani şahidi bir kişi olduğu için,hadisç,iler bunu hadis kitaplarına almıyor.Halbuki  Muhiddin Arabi Hazretleri alemi manasın da bir gece Beyti Şerifi tavaf ederken ruhani bir zat geldi ve o zat dedi ki.Biz de sizin gibi bu Beyti çok tavaf ettik.O zaman Muhiddin Arabi Hazretleri dedi ki:Sen kimlerdensin? Ecdadındanım, peki sen bu alemden geçeli ne kadar zaman oldu?Kırk bin sene oldu diyor.Ya öyleyse sen Adem’in halkıyetini bilirsin, biraz bana adem’den bahseder misin?deyice o zat,sen hangi Adem’den bahsediyorsun?Size yakın olan Adem’den mi,yoksa uzak olan Adem’den mi?der.

İşte Muhiddin Arabi Hazretleri bu vesile ile hadisin doğru olduğunu idrak etmiş oluyor.

Demek ki Peygamber Efendimiz daha önceden de vardı,ama cismaniyetiyle değil.Çünkü bir hadisi şeriflerinde buyuruyor.(Evvele ma halakallahu nuri) ve yine tekrar ediyor. (Evvele ma halakallahu ruhi)Hatta ashabtan Cabir Radiyallahu Anh Hazretleri bir gün kendisine sordular.Ya Resulallah ilk yarattıkları nedir?Peygamber Efendimiz buyurdular ki(Evvele ma halakallahu ruha Nebiyyen ya Cabir) “Allah evvela Peygamber’inin ruhunu halk etti,ey Cabir” işte buna Külli Ruh yani bütün ruhların toplamı denildi.

Külli olan bu ruh evvela yeryüzüne nüzul ediyor,burada toprak ismini alıyor.Toprak ismini alan ruha cemadi ruh denildi.Bundan sonra Nebat’a intikal etti burada da Ruhi Nebati ismini aldı.Ondan sonra hayvana intikal etti Ruhi Hayvani ismini aldı.Bilahare dördüncü tecellide insana intikal etti, insana intikal etmesiyle insan şeklini aldı.buna da Ruhi İnsani denildi.

İşte bu suretle peygamber Efendimiz bu kainatın başlangıcı olmuş oluyor.

Peygamber Efendimizin cismaniyetiyle  aleme gelişi.Bin dört yüz küsur sene evvel babası Abdullah annesi Amine’den,Mekke şehrinde zuhura gelip Mevlit Kandili diye tabir ettiğimiz bu mübarek gecede dünyamızı nurlandırmıştır.

Demek ki Peygamber Efendimiz vücuduyla bin dörtyüz küsur sene evvel zuhura gelmişse dahi,ruhaniyetiyle bu alemin başlangıcıdır.Bir hadisi kudsi de buyuruyor (Levlake levlak lema halaktül eflak) “Ey Habibim sen olmasaydın,sen olmasaydın bu kainatı halketmezdim.” Hal böyle iken nasıl olur da o kainatın çekirdeği iken bu alemden gider ve bu alem onsuz kalır? Öyle ise onun yalnız unsuri olan vücudu bu alemden kayboldu,yoksa onun Nurani veya Ruhani vücudu bu alemden gitmiş değildir.Her’an bu dünyada hayattadır ve dolaşmaktadır.ancak onu ehlileri görür ve bilirler.Ehli olmayanların gözlerinden kaybolmuştur.

Onun için bu gece Mevlit Kandili olarak kabul edildiğinden çok yerlerde Mevlüd-ü Şerif okurlar. Peygamber Efendimizin medhü senasını yaparlar.

Halbuki bu geceden murat,bir kimsenin Muhammedi olmasıdır.Çünkü bu aleme mutaber din olarak üç din gelmiştir.

 

1-Musevi dini

2-İsevi dini

3-Muhammedi dini

 

Bazıları şöyle derler.Bir insanın Muhammedi olabilmesi için evvela Yahudi,sonra Hristiyan,olması gerekir,bu yanlıştır.Bir insanın Muhammedi olabilmesi için Yahudi ve Hristiyan mı olması gerekir?Hayır.

Peygamber Efendimiz Mirac’tan dönerken altıncı semada İbrahim Aleyhisselam’la karşılaştılar.selamlaştılar İbrahim Aleyhisselam dedi ki,Ya Muhammed bak şu boşluğu görüyor musun.Evet görüyorum dedi,öyle bir boşluk ki sonu nihayeti yok.İşte o gördüğün boşluklar cennet yerleridir. Velakin dikkatle bak,ne dikilmiş bir ağacı var ne de akarsuları var.Haydi benden ümmetine selam söyle şu tesbihde çok devam etsinler. (Sübhanallahi velhamdulillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber) demeleriyle hem ağaçları dikilmiş,hem de akarsuları olmuş olur.Peki bu sözleri söylemekle,bu tesbihi çekmekle acaba ağaçlarımız dikilir, akarsularımız olur mu?

Bu sözlerin bizlere getirdiği manayı anlamak ve uygulamakla hem ağaçlarımız dikilmiş,hem de akarsularımız olmuş olur.

Peki bu (Sübhanallahi velhamdulillahi vele ilahe illallahu vallahu ekber) sözleri bizlere ne anlatmak istiyor?

 

Sübhanallah-Tenzihtir

Elhamdulillahi-Teşbihtir

Vela ilahe illallahu vallahu ekber ise Tevhid’tir

 

Bu itibarla Musa Aleyhisselam kendisi Teşbihde idi,kavmi ise Tenzih etti. Yani kavmi Musa Aleyhisselama uymadılar.

İsa Aleyhisselam ise Makamı Tenzihte olup kavmi kendisinin aksine Teşbih etti.

Burada Musa Aleyhisselam Rabbını teşbih ederken,kavmi neden tenzih etti?Musa aleyhisselam malum olduğu üzere Şuayip Aleyhisselama on sene hizmet etti.Halk arasında çobanlık etti deniliyor.Bu mevzu Kurânı Kerim’de geçiyor.

Şuayip Aleyhisselama kavuştuğu zaman o,Musa Aleyhisselama dedi ki: Sekiz sene benden hizmet edersen,hatta buna iki sene daha ilave edersen memnun olurum.Bunun üzerine Musa Aleyhisselam on sene hizmetini tamamladı.Şuayip Aleyhisselam onu gerekli şekilde yetiştirdi.Musa Aleyhisselam tam manasıyla olgunlaştıktan sonra Şuayip aleyhisselam’dan Mısıra dönmek üzere izin istedi.Dönüş esnasında soğuk bir hava ile karşılaşınca ateş yakma ihtiyacı hissetti.Bu arada uzak bir yerde ateş gördü,dedi ki:Bu bizim çobanların ateşidir.Ateşi takip ederek yanına geldi, baktı ateş bir ağacın tepesinde yanıyor.Biraz daha yaklaşınca ateşten bir seda geldi. “Ya Musa.nalınlarını çıkar ve öylece bu mukaddes vadiye yaklaş,ben alemlerin Rabbı olan Allah’ım” dedi.İşte Musa Aleyhisselam bu vesile ile Allah’ı ateşe benzetti.Teşbih benzetmek anlamına gelir.

Cenabı Allah Musa Aleyhisselama otuz gün oruç emretti.Orucunu tamamla oruçlu ağzınla huzuruma gel,sana bir kitap vereceğim dedi.Musa Aleyhisselam otuz gün orucu tamamladıktan sonra,akşamüzeri keçi boynuzu ağacından misvak yapıp dişlerini fırçaladı,o anda vahy geldi:Ya Musa sen ne yaptın oruçlu ağzının kokusunu keçi boynuzuylamı giderdin? Sen benim katımda kulumun oruçlu ağzının kokusunun en iyi koku olduğunu bilmiyor musun?Şimdi on gün daha oruç tut oruçlu ağzınla huzuruma gel.On gün daha oruç tuttu ve kavmine dedi ki:Ey kavmim ben Turisinaya gideceğim,Rabbim bana orada bir kitap verecek,o kitap’ta ne yazıyorsa ona göre hareket edeceğim.O zaman kavmi:Ey Musa,bu kitabın Rabbin tarafından verileceğine nasıl inanalım.Belki sen kitabı kendin yazarsın?Öyle ise benimde güvendiğim kişilerden beş on kişi gönderin şahit olsunlar,dedi.Böylece seçtikleri kimselerle beraber Turisina’ya yürüdüler.Tam menzile yaklaştılar.Cenabı Hak Musa Aleyhisselame dedi ki: Ey Musa hani kavmin?Arkamdan geliyorlar Yarabbi.Peki seni böyle ileri yani önden gelmene acele ettiren sebeb nedir?Yarabbi benden razı olman için acele ettim dedi.Ya Musa ben senin kavmine fitne verdim.Samiri,onları şaşırttı.Musa Aleyhisselam Rabbiyle konuşurken kavmi bu konuşmaları duydu ve dediler:Ya Musa,gerçi siz konuşuyorsunuz ama bu konuşmalar sizin konuşmalarınız,Allah’ın kelamı değil biz bunu Allah’ın kelamından Tenzih ederiz.İşte bu vesile ile kavmi tenzih etti.Bu mesele daha uzayacak şimdi bunu bırakalım da İsa Aleyhisselam’a gelelim.

İsa Aleyhisselam tenzihte iken,kavmi kendisini teşbih etti.Bu hususda Kur’anı Kerim’de bir ayeti kerimede şöyle buyuruluyor. “Ey İsa kavmine sen mi söyledin sana Allah desinler veya Allah’ın oğlu desinler.” “Haşa Rabbi sen benim nefsimi bilirsin,ben senin nefsini bilemem” dedi.Görüldüğü gibi burada,Allah’a nefis gösteriliyor.Allah’ın nefsi nasıl olur?Nefis neye deyeceğiz?Tek olan varlığı çoğaltan şeye nefis denir. Cenabı Allah tek bir zat iken sıfatlarıyla çoğalmış oluyor.Bu itibarla,Allah’ın nefsi sıfatları olmuş oluyor.

Şimdi de Muhammedi olabilmemiz için ne yapmamız gerektiğine gelelim. Muhammedi olabilmek için Cenabı Hakk’ı hem tenzih hem teşbih etmemiz ve bilihare tevhid etmemiz gerekir ki Muhammedi olmuş olalım.Yoksa bu gece Peygamber Efendimizin doğumu vesilesiyle okunan mevlütler sayesinde kendimizi Muhammedi olmuş saymayalım. Muhammedi olabilmek için Allah’ı evvela tenzih ve teşbih ettikten sonra,tevhid edebilirsek o zaman Muhammedi olmuş oluruz.Cenabı Allah Kur’anı Kerim’inde buna delil olarak şu ayeti kerimeyi gösteriyor.(Leyse kemislihi şey’un vehüvessemi’ul basir)Bu ayeti kerime tenzihle başlıyor, teşbihle bitiyor.(Leyse kemislihi Şey’un) tenzihtir.Genelde ehli zahir tenzih yapıyorlar da teşbihe yanaşmıyorlar.Allah hiçbir şeye benzemez deyip benzerliğinden kaçınıyorlar. Bu durumda ki bir insan Muhammedi olamıyor. Muhammedi olabilmek için tenzih ve teşbih yaptıktan sonra tevhid edecek ki Muhammedi olabilsin.

Bu itibarla Musa Aleyhisselam’ın dini teşbih,İsa Aleyhisselam’ın dini ise tenzih dinidir.

Büyüklerimiz,bu adları geçen tenzih,teşbih ve tevhid hakkında şöyle buyurmuşlardır.Bir insanın Muhammedi olabilmesi için İlmin üç mertebesin de arif olması gerekir.

Peki bu ilmin üç mertebesi nelerdir?

 

1-İlmel Yakin

2-Aynel Yakin

3-Hakkal Yakin

 

Bir kimse Allah’ı İlmel yakin bilse İlmel yakine vasıl olmuş olur.Ama daha tam kemalli değildir.Peki bir insanın mertebeleri nasıl tamamlanır?Bu hususu Niyazi Mısri Hazretleri açıklamış.

 

Mürşid gerektir bildire

Hakkı sana Hakkal yakin

 

Buradan da anlaşılacağı üzere bir salik mürşid sayesinde,İlmel yakin’den Aynel yakine,Aynel yakin’den Hakkal yakine erişebilirse o zaman Muhammedi olmuş olur.

Peki bunların anlamları nedir?Bir kişinin İlmel yakin’e eriştiği neyle anlaşılır?Nasıl bilinir?

İlmel yakin’in iki yolu vardır.Bir yolu tenzih,diğer yolu teşbih.Bu itibarla bir kişi Allah’ı tenzih ve teşbih ediyorsa o zaman İlmel yakin’e yaklaşmış olur.

Bundan sonra Aynel yakin gelir.Aynel yakin’in ise üç mertebesi vardır. Ehlullah diliyle bu üç mertebeye Fena Fillah yani “Allah’ta yok olmak” denilmektedir.Bir insan allah’ta yok olduğu zaman Aynel yakin’e erişmiş olur.

Hakkal yakin ise dört mertebedir.Bu dört mertebeye Ehlullah dilinde Bekabillah denilmektedir.Yani Allah’ta Allah’la var olmaktır.İşte böylece bu mertebeleri zevk eden bir kişi Muhammedi olmuş olur.

Cenabı Allah,cümlemizi bu mertebeleri nasip edip bizleri Muhammedi sınıfına dahil etsin. (AMİN)