MEVTANIN ARKASINDAN OKUTULAN MEVLÜT VE KUR'AN HAKKINDA Kİ SOHBET

 

MEVTANIN ARKASINDAN OKUTULAN MEVLÜT VE KUR'AN HAKKINDA Kİ SOHBET

Efendi Hazretlerinin,mevtanın arkasından okutulan mevlüt ve Kur'an hakkındaki bir soruya verdiği cevabı:

Bu bir görenektir.Her ne kadar,bu Mevlüde sebep o mevta ise de,sevabı okutanadır.

Sen,herhangi bir hayır yaptığın zaman,senden sonra evlatların bunu görürler.Babam şöyle hayırlar, böyle mevlütler,Kur'anlar okutuyordu derler.Babasından gördüğü için o da okutur. Fakat sevabı kendinedir.Eğer senin baban böyle hayırlar yapmasaydı,mevlütler,Kur'anlar okutmasaydı, o zaman sen de yapmazdın.Sen yaptığın zman da evlatların görüyor onlar da yapıyor, bu sebeple,herkesin yapmış olduğu kendinedir.

Hatta, memlekette bir ihvan bir gece mevlüt okutuyor.Diğer ihvanlar soruyorlar.Bu mevlüdü kime okutuyorsun,kendime,diyor.Ve o gece sabah karşı ölüyor,esas mevlüd kendine olmuş oluyor.

Aynı şekilde Fatihayı Şerif içinde soruluyor,mürşidi kamilin teveccühe girdiğimiz zaman dersin bitiminde kamilimiz Resulullah Efendimizin ruhuna üç ihlas,bir Fatiha okuyalım diyor.Buna cevap:

Bu, şer'i yöndendir.Gerek namazların,gerek se derslerin sonunda yani teveccühten sonra, Peygamber Efendimizin Ruhuna okunan Fatihalarla ondan imdat istemiş oluyoruz. Peygamber Efendimiz,Cenabı Allah'ın en yakını ve sevgilisi olduğu için,Peygamber Efendimiz de gönderilen bu hediyeden elbette memnun olur.Yoksa onun ihtiyacı yok,bizim ihtiyacımız var.

Bu hediye kendisine ulaşınca,o da Cenabı Allah'a karşı niyaz eder.Yarabbi,şu bana hediye gönderen kulunun günahlarını affet.Bu sebeple,bunu sırf kendimiz için yapmış oluyoruz.Bize karşı Resulullah Efendimizin bir sevgisi hasıl olsun da,dolayısıyla bize şefaat etsin. Onun şefaati ise,Allah'a dua etmesidir.

Cenabı Allah,Peygamber Efendimizin ruhuna hediye gönderdiği kulun günahlarını affedecek. Nitekim bir gün müşrikler demişler.Gidelim Muhammedin kapısına dinleyelim bakalım neler konuşuyor? Onların dinlediği esnada Resulullah Efendimiz,Allah sevgisinden bahsediyormuş,bunlar dinlemişler,dinlemişler en sonunda; Ya Muhammed,sen Allah sevgisinden bahsediyorsun.Biz de Allah'ı seviyoruz.Cebrail Aleyhisselam kapı arkasında hazırmış, hemen vahy getiriyor. (Kul in küntüm tuhibbunallahe fettebiuni yuhbibkümullahu) "Habibim,sen onlara de,siz Allah'ı seviyorsanız bana tabi olunuz.Bana tabi olursanız,Allah'ta sizi sever ve geçmiş günahlarınızı bağışlar." Niçin Peygamber Efendimize salavatı şerife gönderiyor muşuz? Ona olan sevgimizden dolayı,eğer biz onu seversek Allah'ta bizi sever. Yoksa, doğrudan doğruya Allah'ın Resulunü sevmeyip de Allah'ı seversek,Allah o sevgiyi kabul etmez. Peygamber Efendimiz bunun için "Siz Allah'ı seviyorsanız bana tabi olun" dedi. İşte bu yönden,ona Fatihayı Şerif gönderiyoruz.

Sevgimizi gerçekten ona verirsek,Cenabı Allah bizim gönderdiğimiz iyiliği ona kavuşturur. O da bizim için şefaat talep eder.Tabii,bu şer'i yöndedir.Hakikatte,o bizden ayrı değil, biz ondan ayrı değiliz.Gerçi hakikatte duaya da ihtiyacı yok,ama,dua arifin tenezzülüdür. Yoksa arif için,birliğe,gerçeğe ulaşan için,dua icabetmez.Fakat;arif tenezzüle iner tenezzülünden dolayı da Allah'a dua ve niyaz eder.Niçin? Arif olmayanların da arif olabilmeleri için dua eder.