HAYRET

 

HAYRET

 

Soru:Tevhidde hayretin yeri neresidir?

Cevap:Cenabı Allah Kur’anı Kerimde(Ve kul Rabbi zidni ilma) “Sen deki, Yarabbi benim ilmimi ziyadeleştir.”Peygamber Efendimizde diyor ki(Zidni fike tehayyüren) “Benim hayretimi arttır.”Zaten insanların son varacakları menzil hayrettir.İlmi idrak edemediği yerde hayret başlar.Çünkü ilim,aklın bir mahsulüdür.Akıl nasıl hudutlu ise,ilimde böyledir.Ama hayret sonsuzdur.İlim bir yere kadar gelir oradan ileriye geçemez,bundan sonra gelen ise hayrettir.

 

İnsan bu hali ve durumu kendisiyle mukayese edebilir.Düşün,girdin veya daldın bir girdabın içerisine,ilimle düşündün düşündün,bu neticeyi hayretle alacaksın.Onun için insanlar gelecek dayanak hayrettir.Hakiki manada hayretin anlamı teslim olmaktır. “Rabbena” Yarabbi benim yapabileceğim bu kadar,bundan ötesi hayretten başka bir şey değildir.Resulallah Efendimiz hayretinin artmasını ve hiç kesilmemesini dua etmişti.Dua,bir hayrete daldın mı bu hayret bende devamlı surette işlesin anlamına gelir. Onun için insanların sonu hayrettir.Ondan daha ileriye geçecek bir yer kalmaz.

 

Nasıl Peygamber Efendimize delillik eden Cebrail vardı.Peygamber Efendimize delillik ediyordu.Biliyorsunuz bir yere kadar delilliğini yaptı ve dedi:Buradan öteye geçemem,benim durağım burasıdır.Buradan ötede ne var ise benim bundan haberim yok.Çünkü bana Cenabı Hak böyle emretti. İşte bu aklın ve ilmin duvarıdır,bundan öte hayret gelir.

 

Nasıl ki Resulallah Efendimiz Refref’le miracını tamamladı.Burada Refref zevk ve hayret anlamına gelir. Bir şerbet hakkında Mısri Niyazi Efendi Hazretleri şöyle diyor.

 

Bilmem nitsem neylesem

Bu halvetin şerbetine

Bu canı teslim eylesem

Bu halvetin şerbetine

 

Yine bu şerbeti methederken bir yerde diyor.

 

Bu bir acep ilden gelir

Ancak onu için bilir

Kim tatsa hayrette kalır

Bu halvetin şerbetine

Bu tevhidin lezzetine

 

Tevhidde alınan zevki ehlullah şerbet ile temsil etmişlerdir.Sonra ilahiye yine devam ediyor.

 

Duysa bunu şahı cihan

Katresine verirdi can

Olmaz paha kevnü mekan

Bu halvetin şerbetine

Bu Tevhidin lezzetine

 

Kevnü mekan,bu dünya mekanı ve ahiret.Dünyada nasıl mülk zenginliği var ise,ahirette ise cennet zenginliği vardır.Gerek dünya mülkü,gerekse ahiret mülkü olan cennet bile,bu tevhidin lezzeti yanında sönük kalır.

 

Halvetin ne olduğunu anlamak isteyen kişi bu şerbetten tatmalıdır.Halvetin ne olduğunu ancak bu şerbetten tadanlar anlayabilir.Yoksa halvet,kelam ile anlata bilinecek bir şey değildir.Buna kibarı kelam olarak(Men lem yezük lem yarif) “Tatmayan bilmez söylenir.”             Her ne kadar kelam ile halvet şudur,halvet budur diye anlatılmak istense de yine anlaşılmaz.Bunun anlaşabilmesi ancak tatmak suretiyle olabilir.İşte bu halvet anlatılamayacak mesele olduğu için Resulallah Efendimiz de (Yarabbi benim hayretimi arttır.)diye duada bulunmuştur.Çünkü bu şerbetin lezzetine doyulmaz,kanılmaz ve başkasına tarif edilemez.Lezzet başka birine tarif edilebilir mi?Ancak o lezzeti kimler tadarsa onlar bilebilirler.

 

Görüldüğü gibi hayret denilen zevk,yaşamaktan ibarettir.Bu yaşantıda başka birine tarif edilemez. Mevlana Hazretlerine aşkı sormuşlar. “Ben ol da bil “ demiş.Ancak;onu tadanlar bilirler.Hayret görmemiş birisine hayretin ne olduğunu anlatmaya kalksan ne o anlayabilir ne de sen anlatabilirsin.Bunu ancak yaşayanlar bilir.