GÖNÜL ŞEHRİ

 

GÖNÜL ŞEHRİ

 

Gönül şehri sarayında

Gözüm gördü dilârâyı

Nice inkâr edem zâhid

Ki gördüm ben o bedrâyı

 

Benim ol âşık-ı berdâr

Benim ol ârif-i esrâr

Benim ol vâsıl-ı dîdâr

Eden seyrân o dergâhı

 

Benim ilm-i şuhûdumdan

Hep oldu âciz âlimler

Onunçün kaldılar mahcûb

Görünmez derler Allah'ı

 

Gerek âlim gerek zâhid

Ki bilmez nefsini tahkîk

Onun îmânı hep taklîd

Eder inkâr "Ev ednâ"yı

 

Bu mümkinât serâbdır hep

Vücûd-ı Hak ile kâim

Merâtible olur zâhir

Muhîttir cümle eşyâyı

 

Gel ey FEHMİ vücûdundan

Eser bırakma varlıktan

Fenâ ender fenâ ol kim

Sivâsız gör müsemmâyı