ELLİ BEŞİNCİ SOFRA

 

 

ELLİ BEŞİNCİ SOFRA

 

Bil ki: Dünyada mevcudolan her şeyin iki ciheti (yönü) vardır.Bakanın kabiliyyetine göre bir iyi tarafı,bir de kötü tarafı vardır.Allah,insanın bir şey yapmasını isterse o şeyin iyi tarafını ona gösterir,o da yapar.Bir şeyi yapmamasını isterse,o şeyin kötü tarafını gösterir,o da yapmaz.Bundan dolayı Ebubekir (R.A.) Allah'ın Resulü (S.A.V.) Efendimize: "Dünyada senden güzel kimse yoktur ya Resulallah" derken Ebucehil: "Dünyada senden kötü kimse yoktur ta Muhammed" diyordu.

Kemal yolları ve sebepleri de buradan çıkar.Allah bir kimseyi kemal derecesine ulaştırmak isterse ona yollarının güzel taraflarını ve bunların sebeplerini gösterir.Kul onunla meşgul olur,onun zıddını terk eder.Bu suretle en yüksek gayeye ve makama ulaşır.Mesela zikre devam etmek kemalata ulaşmanın sebeplerindendir.Allah bir insanı büyüklerin ulaştıkları kemallere ulaştırmak isterse,ona zikre devam etmenin güzel taraflarını gösterir.Onu zikre devam ettirir ve onu mukadder olan kemallere eriştirir.Diğer vesileler de böyledir.Bunu uzak görme (hayal sanma).Çünkü Allah Teala Hazretleri buna kadirdir.Bunun büyük bir aslı vardır ki o da şudur: "Alemin zerrelerinden her biri zıdlarını cami'dir (kendinde taşır).Çünkü Allah Teala'nın Cemal ve Celal sıfatları vardır.Allah Zülcelal,her zerrede tecelli eder.Her zerrede O'nun bütün sıfatlarının eseri vardır.Ma'siyetler ve aşağı dereceler de böyledir.Allah,o ma'siyetin kötü tarafını örter,ve onu işlemenin iyi tarafını gösterir ve insan da onun içine düşer. "Herkesin,uyduğu bir yönü vardır" (Bakara 148) "Allah bir adam için iki kalb yaratmamıştır." (Ahzab 4) Artık kalbler şöyle dursun,her bir kalbi,bakılan şeyin güzelliğine çeviren O'dur.Kalb her an,eşyadan biriyle beraber,ötekilerden gafildir.Huzuru Allah ile,gafleti masivadan olduğu bir sırada kalbinin ötesinden (verasından) onu Allah'tan başka bir düşünce aldatır,meşgul ederse o kimsenin hasmı Allah'tır.Bu,tıpkı şuna benzer:

Mesela padişahın meclisinde,yüzünü padişaha çevirerek oturmuş bulunan bir kimseyi,arka tarafından birisi meşgul ediyor.Bu takdirde padişah o adamın laübaliğine kızmaz mı? (İşte kendisiyle yüz yüze iken bir başkasının sözüne,bir başka düşüncenin izine kapılan kimseye de Allah kızar).Fakat intikam zamanını uzatarak o kimseye fıtrat verir ki bu onun için büyük bir mekir (burada ceza) dir.İşte ehlullahın hali budur.Senden fariğ ve gafil her kalb sahibi de böyledir.Sen hatırına gelsen,senin zararına çalışmaz.Sen ona hile yapsan,o bunu bildiği zaman üzülür.Bu takdirde de Allah senin hasmın olur.İntikamını geciktirse de ihmal etmez,akibet yine bir cezaya çarptırır o hileciyi.Özellikle herifin yaptığı kötülüğü beğenmesi,cehalet ve ahmaklığından dolayı ben şöyle böyle yaptım deyip öğünmesi,Allah'ın gazabını celbeder.Onun için birine kötülük kurmaktan sakın.Ama birinin senin zararına uğraştığını kesinlikle biliyorsan,senin de onunla uğraşmanda bir beis yoktur.

Fakire göre en iyisi şudur: Huzursuz bir halde Allah'a yönelsen,Allah Teala'ya gayret düşer.Hasılı seni ve sana hile yapmayı hatıra getirmiyen kalble uğraşmaktan sakın.İster bu kalb Allah ile,ister iyi veya kötü şeylerden biriyle meşgul olsun.Sen kimsenin içinde değilsin.Allah onları içlerinden kuşatmıştır.İçlerinde olanı O bilir. "Allah gerçeği söyler,O,yola iletir."

 

MAWÂİDU'L-İRFAN

İRFAN SOFRALARI

Niyazî-i Mısrî

Notlarla çeviren: Prof.Dr.Süleyman ATEŞ.