KIRK BİRİNCİ SOFRA

 

KIRK BİRİNCİ SOFRA

 

Yüce Allah'ın "Biz dünya semasını yıldızlarla süsledik." (Saffat 6) sözü hakkındadır.Bil ki: Zikirlerle dolu lisan,kandillerle dolu olan bir cami gibidir.O zikirle kalbde hasıl olan bilgiler ise,yıldızlarla dolu semaya benzer.Nasıl ki yıldızlar sekizinci felektedirler,fakat nurları dünya semasında görülür ve insanlar onlarla yollarını bulursa,kalb kürsüsündeki maarif de tıpkı böyle nurları güzel ahlak,ef'al-i cemile,a'mal-i seniyye ve güzel sözler şeklinde kamilin zahirinde tecelli eder ve halk onunla yolunu bulur.Nasıl ki Allah dünya semasını yıldızlarla süsleyip onu kovulmuş şeytanın ulaşmasından korumuş olduğundan dolayı şeytanlar yüksek alemden (Mele-i A'la) bir şey işitemezlerse-zira Yüce Allah Teala buyurmuştur ki: "Biz dünya semasını yıldızlarla süsledik ve onu her türlü kovulmuş şeytandan koruduk.Mele-i A'la'dan bir şey işitemezler." Saffat 7-8) kamilin de batınını irfan ve zahirini amel ve güzel ahlak nuriyle süsleyip onu,kindar düşmandan ve hasetçiden korumuş ve onun irfanını hidayet ve saadet ehline nücum (yıldızlar),şekavet ve dalalet ehline rücum (taşlamalar) yapmıştır.Onlar hiyanet kasdıyla kamile yaklaşamazlar.Böyle bir şeye teşebbüs etmiş olsalar dahi o kamilin irfanının ve ibadetinin nurları kendisini savunur.Nasıl şeytan her taraftan ateşlerle karşılaşırsa onlar da öyle olur.Bak,enfüs,afak'a nasıl uyuyor ve birinde zuhur eden,diğerinde de nasıl zuhur ediyor.

Allah dünyayı peygamberlerle,velilerle,alimlerle,salihlerle süslemiştir.Onları hidayet ehline yıldızlar,dalalet ehline kendilerini uzaklaştırıcı taşlar yapmıştır.Hatemü'l-Enbiya (S.A.V.) Efendimizi de hidayet güneşi yapmıştır. "Çünkü O,fazilet güneşidir,ötekiler de yıldızları; Yıldızlar karanlıkta nurlarını gösterirler." (Kaside-i Bürde)

Allah Teala buyurmuştur: "Ölü olup,bizim kendisini dirilttiğimiz,kendisine insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimse,içinden çıkamayacağı karanlıklar içerisinde bulunan kimse gibi midir?" (En'am 122)

Şimdi insanın haline bak.İnsanlardan bazıları,yıldızlarla süslenmiş sema gibidir.Bazı insanlar da bunlarla hidayete kavuşmuşlardır.Bazıları da ne yıldızlar gibidirler,ne de yıldızlarla hidayet bulmuşlardır.Onlar,içinden çıkamayacakları karanlıklarda bulunan kimseler gibidirler.

O halde sen,ilimlerinin nurlarını alarak birincileri gibi ol.Yahut onlara uyarak ikincileri gibi ol.Ama üçüncüleri gibi olma ki yarın pişman olmayasın,fırsat geçtikten sonra bu pişmanlığın,sana faide vermez.Zira gençlik günlerinde ilim ve amel tahsilinden yüz çeviren kimse,ömrünün sonunda pişman olur.Bunları elde etmek ister ama ömrü vefa etmez,hasret ve üzüntü içinde kalır.Allah Teala böyle insanların halini şu sözüyle haber vermiştir: "O gün mü'minleri görürsün ki nurları,önlerinden ve sağlarından koşuyor. "Bugün size müjde,altlarından ırmaklar akan,içinde temelli kalacağınız cennetler sizindir" denecek.İşte bu büyük kurtuluştur.İki yüzlü erkek ve kadınlar mü'minlere "Bizi de gözetin; ışığınızdan faydalanalım" dedikleri gün,onlara: "Ardınıza dönün de ışık arayın" denir; insanlarla iki yüzlüler arasına,kapısının içinde,rahmet ve dışında azap olan bir sed çekilir." (Hadid 13)

Kemali tahsil et,yoksa ömrünün sonunda pişman olursun.Dünya'ya da geri dönemezsin artık.Merkez zindanından muhite çık.Zira "Allah'ın Arzı geniştir." (Zümer 10) O peygamberler ve veliler hep hicret etmişlerdir.Allah doğruyu söyler,O,yola iletir.

 

MAWÂİDU'L-İRFAN

İRFAN SOFRALARI

Niyazî-i Mısrî

Notlarla çeviren: Prof.Dr.Süleyman ATEŞ.