ON SEKİZİNCİ SOFRA

 

ON SEKİZİNCİ SOFRA

 

Allah Teala buyurmuştur: "Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez,bunun dışında dilediğini affeder." (Nisa 116) Ve buyurmuştur: "Bil ki Allah'tan başka Tanrı yoktur." (Kital 19) Peygamber Aleyhisselam Efendimiz de buyurmuştur: "Adem oğlunda bir et parçası var ki o iyi olduğu zaman bütün ceset iyi olur;o bozulduğu zaman bütün ceset de bozulur.Bilin ki o kalbdir."

Kalbin fesadı şirk iledir.Şirk de dört türlüdür.Müşriklerin şirki: putlara ve saireye tapmak gibi.Allah'ın fiillerinde şirk: Fi'li mutlak olarak kula nisbet etmek gibi.Allah'ın sıfatlarında şirk: Kula izafi değil de mutlak olarak kemal nisbet etmek gibi.Gerçek Vücut (Varlık) ta şirk: Halka doğrudan doğruya vücut nizbet etmek gibi.Kalb bu dört türlü şirkten ne kadar bozulursa,şirkin fesadı insana sirayet eder ve o kişi o miktar azaba çarptırılır.

Allah,her şirkin karşısında onu gideren bir tevhid olmak üzere dört tevhid ile selamet evine çağırır.Birinci şirkin larşısında bulunan tevhid: Allah Teala'nın: "Bil ki Allah'tan başka ilah yoktur." sözüdür.Yani Allah'tan başka tapılacak varlık yoktur demektir.Bu tevhid ile mü'min kafir ayrılır.İkinci şirke karşı tevhid: Allah'ın Hud Aleyhisselam'dan naklen söylediği: "Hiç bir canlı yoktur ki Allah onun alnından yakalamamış (ona el koymamış) bulunsun." (Hud 56) sözüdür.Bu tevhid ile havass (seçkinler),işi bizzat Allah'a nisbet etmekle avamdan ayrılırlar.Bu görüşte olan şöyle der:

"Bütün insanlar mevla sayılırlar,çünkü onlar Hak'kın kazasına göre bir fi'il yapıyorlar."

Üçüncü şirke mukabil tevhid; Yüce Allah'ın: "Hamd alemlerin Rabbına mahsustur." sözüdür.Bu tevhid ile ahassu'l-havass (seçkinlerin seçkinleri) bütün hamidleri bizzat Allah'a nisbet etmekle havasstan (seçkinlerden) ayrılırlar.Bu görüşte olan şöyle der: "Her güzel şey O'nun cemalinin yankısıdır.Belki her güzelin güzelliği O'dur."

Dördüncü şirke karşılık olan tevhid; Allah Teala'nın: "O'nun vechinden başka her şey helak olacaktır." (Kasas 88) sözüdür.Bu tevhid ile Hak'kın vücudu ile halkın vücudu ayrılır.Bu görüşte halkın vücudu yok görülür.Baki olan,var olan yalnız O'nun varlığıdır.Tevhidin bu dört mertebesinden her biri,kendi miktarınca sahibini selamet evine sokar.

Fi'illerin şirki daha ziyade avamda,bilhassa çarşı-pazar ehlinde bulunur.Bunun alameti: Bazılarının diğerlerine söğüp saymak,iftira etmek,döğmek,öldürmek,intikam almak şeklinde görülen husumetlerdir.Onlar,işleri Allah'tan değil,başkalarından görürler.Çünkü eğer bütün fi'illerin,yalnız Allah'tan olduğunu bilselerdi barış içinde yaşarlardı.Bu şirkin erbabı,amellerinde gösteriş yaparlar.

Sıfatların şirki,umumiyetle a'yan (ileri gelenler) de,özellikle bilginlerde bulunur.Bunun alameti,kemalde kendinden aşağı olanlara kibretmek,kendinden üstün olana hased beslemektir.Çünkü hal diliyle: "Elhamdülillahi Rabbilalemin: Hamd alemlerin Rabbine mahsustur." deselerdi,o hususta kendi akranlariyle ve kendinden üstün olanlarla barış içinde olurlardı.

Zat şirki,umumiyetle mevki sahiplerinde,özellikle şeyhlerde bulunur.Zira bütün mertebeleriyle vahdet-i vücudu (varlığın bir olduğunu) bilselerdi bazılarına yüz gösterip bazılarına da sırt çevirmezler ve aşağı mertebelere hakaret gözüyle bakmazlar ve irşad ile bağlı kalmazlardı.Çünkü bu görüş noktasında biri diğerinin karşısında bulunmaz.(zıt yoktur).Burada yüz göstermek ve sırt çevirmek,nazar ve irşad,sadece Allah ile,Allah için ve Allah'ta mabuldür,doğrudurArtık sen anla.Bundan dolayıdır ki: Peygamberimiz Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Sıddiklerin başından en son çıkan şey mevki hırsdır." Yani insan mevkii kendi nefsi için isterse kötüdür.Yok eğer Allah için isterse iyidir.Nebilerin ve Resullerin mevkiinden daha büyük mevki hani?

"Alemin nakşını hep hayal gördüm

Ol hayal içre bir Cemal gördüm

Heme alem çü mazhar-ı Hak'tır

Anın içün kamu kemal gördüm."

Bil ki tevhidin kemali,dışiyle birincinin ehlinden,içiyle sonuncunun ehlinden görünmektir.

 

MAWÂİDU'L-İRFAN

İRFAN SOFRALARI

Niyazî-i Mısrî

Notlarla çeviren: Prof.Dr.Süleyman ATEŞ.