YİRMİ ÜÇÜNCÜ SOFRA

 

YİRMİ ÜÇÜNCÜ SOFRA

 

Bil ki Ay'ın Güneş'e doğru bir yüzü vardır.Bu yüz daima tamdır.Ne artar,ne eksilir.Bir de halka doğru olan bir yüzü vardır ki Ay bu yüzünü,devri dolayısıyla insanlara eksik gösterir.Ama bu yüzünün eksik görünmesi,Güneş'i takibeden yüzünün tamlığına zarar vermez.O halde senin de Hakk'a doğru olan Hak nazargahı olan kalb yüzün,imanla,yakinle ve O'na güzel zan beslemekle tam olsun.Halkın baktığı taraf olan dış yüzünün eksikliği,gizli (iç) yüzünün tamlığına zarar vermez.Buna da şu hikaye uygun düşer: Ömer ile Ali (Allah her ikisinden de razı olsun) Yemen tarafında Üveys'ül-Karani'yi bulup kendisine Resul-i Ekrem'in (S.A.V.) vasiyyet ettiği hırkasını teslim ettikleri zaman ona:

Bize öğüt ver,dediler.

Rabbınızı biliyor musunuz? dedi.

Evet.

O halde O'nu bildikten sonra O'ndan başkasını bilmemek size zarar vermez.

Daha da söyle.

Rabbınız size öğretti mi?

Evet.

O halde başkası öğretmese de size zarar vermez.

Aya bak da nefsini halka karşı iyi zan beslemeye yöneltmekte ondan ibret al.Yani ne zaman ki birisinin zahirinde bir ayıp ve noksanını görürsen,kendi kendine: "Belki Allah ile muamelesi tamdır,aybı bana göredir" de.

Hikaye olnur ki: Hasan-i Basri (Allah ondan razı olsun) bir gün Bağdat'ta Dicle Nehri kenarında siyah bir adama rastladı.Bu adam,yanında bulunan kadınla şarap içiyordu.Hatırına geldi ki: "Bu siyahi,şarap içmeseydi,benden efdal idi." Hasan-i Basri'nin adeti,nefsini her şeyden aşağı görmek idi.Bir de baktı ki iki adam Dicle'de boğuluyor.Hemen o siyah adam su üzerinde yürüyüp o adamları kurtardı.Hasan Basri'ye dönüp şöyle dedi: "Ya Hasan,Allah indinde sen benden efdalsen,sen de benim gibi suda yürü ve boğulanlardan birini kurtar" Ve ilave etti: "Bu yanımda bulunan kadın anamdır.İçtiğimiz Zemzem suyudur.Biz burada,senin basir (Kalb gözün açık) olup olmadığını anlamak için böyle oturduk." Hasan onun ayaklarına düştü: "Onları boğulmaktan,beni de mü'mine karşı kötü zan beslemekten kurtardın" dedi.O zat Hasan'a şöyle dua etti: "Yarabbi,Hasan'ı içinde bulunduğu halden kurtar.Zira Hasan senin Katında benden yüz derece daha efdaldir."

İnsanların çoğu halkın baktığı yüzlerinin bir Bedir (Ayın on dördü) olmasını isterler de kalb yüzlerine aldırmazlar.Bundan dolayı bazılarında kefere gibi Muhak (ay sonu Ayın görünmemesi),bazılarında fasıklar gibi hilaf,bazılarında salih mü'min gibi Bedir vardır.

 

MAWÂİDU'L-İRFAN

İRFAN SOFRALARI

Niyazî-i Mısrî

Notlarla çeviren: Prof.Dr.Süleyman ATEŞ.