YİRMİ ALTINCI SOFRA

 

YİRMİ ALTINCI SOFRA

 

İnsan vücudunun,devamlı olarak kafilelerin gelip geçtiği dört yol ortasında bulunan büyük bir şehre benzetilmesi hakkındadır.Kafileler bu yollardan birinden şehre girip ötekinden çıkarlar.Mü'minin,vücudu şehrine giren kafilelerle muamelesini,ve münafıkın bu kafilelerle muamelesini,yani bu kafilelerin şehre ne suretle girip çıktıklarını beyan etmektedir.

Bil ki: Her insan,sureta cirmi küçük de olsa,manada büyüktür.Yedi gök ve yedi Arz ve bunlar içinde bulunan şeyler,Arş,Kürsi,Levh,Kalem,Cennet,Cehennem günde birkaç defa o vücut şehrine bir yandan girer,döner dolaşır,öbür yandan çıkar.Ama bunu insanlardan pek azı hissedebilir.İnsan tıpkı büyük bir şehir gibidir.Ortasında büyük sultanın oturduğu büyük bir taht vardır.Bu tahta oturan sultan,Tanrı'nın hükmüdür.Ruh onun mülkü,kalb hazinesi,akıl ölçücüleri-tartıcıları,fehim ölçeği ve terazisidir.Bu şehrin dört kapısı vardır.Göz,kulak,dil ve el.Bütün mahlukat bir taraftan girer,öbür taraftan çıkar.Şehre girenler,aklın önünden geçmeden çıkamazlar.Fehim,bunların kıymetçe,ölçü ve tartıca iyisini kötüsünü seçer,beğendiğini alıkor,beğenmediğini salıverir.Bu kafilelerden kimi göz kapısından girer,el kapısından çıkar.Yani görülerek girer,fiil,amel ve sanat olarak çıkar.Kimi kulak kapısından girer,dil kapısından çıkar.Yani işitilmek suretiyle girer,söz halinde çıkar.Akıl da önünden geçenlerin resimlerini çeker,hayale verir.Hayal,akıl defterlerinin sahibidir.Akıl da çektiği resimlerden beğendiklerini alıkor,beğenmediklerini salıverir.

Bunu bildinse,bil ki: Görme ve işitme yoluyla kafilelerin vücut şehrine girişlerinde mü'minle münafık arasında bir fark yoktur.Fakat gelen sermayeyi alıp fiilde ve sözde kullanma bakımından ikisi arasında çok farklar vardır.Mü'min,kulak ve göz yoluyla gelenlerden Allah indinde hayırlı olanlarını alır,iyi yapar,iyi konuşur.Bir iyiliği bin,hatta daha çok yapar.O mü'min, "Her başakta yüz tane bulunan yedi başak bitiren bir bahçe gibidir.Allah,dilediğine kat kat verir." (Bakara 261) Münafık ise kulak ve göz yoluyla gelen kafilelerden Allah indinde şerli olanlarını alır,şer yapar,şer konuşur.Hatta o,mü'minin aksine,bir şerri bin ve daha fazla yapar.O,birçok dallar veren,her dalında birçok dikenler bulunan kötü bir tane gibidir.

MÜ'min,imanına kuvvet veren,ilmini ve irfanını artıran amellerini halis yapan,ahlakını düzeltenlerden başkasına rağbet etmez.Münafık da nifakını kuvvetlendiren,şeytanlığını artıran,kalb cemiyetini (huzurunu) dağıtan,vesvesesini toplıyandan başkasına kuvvet vermez.İ'tibar ru'yete değil,gördüğünü alıp onunla amel etmeyedir.İşitmeye değil,ahlaka ve konuşmaya itibar olunur.Güzeli işitmeye itibar yoktur;itibar,onu kabul etmeye,güzel meyvasının zuhurunadır.İyi olana bakmak mühim değil,fakat o iyi şeyin,senin amellerini hayra çevirmesi mühimdir.

İnsan,önünden her şey geçen,bir ayna gibidir.Bazı aynada eşyanın suretleri doğru,güzel görünür,bazılarında da eğri büğrü görünür.Mesela dev aynasında her şey,dev gibi görünür.Yahut insanlar Cenab-ı Hak'ın buyurduğu üzere iyi veya çorak yere benzerler: "Güzel toprak,bitkisini Rabbinin izniyle verir.Kötü olan da ancak kavruk bitki çıkarır." (A'raf 58) İyi toprak,kötü tohumu islah eder.İki üç devrede onu iyi yapar.Kötü toprak da iki üç devrede iyi tohumu bozar.Gerçek söz dinlemede indan kalbi de böyledir.Nitekim Allah Teala buyurmuştur: "Allah onlarda bir hayır görseydi,elbette onlara işittirirdi.Onlara işittirse bile elbette yüz çevirir,geri dönerler." (Enfal 23) Ama bunların hepsinde hüküm,yine Hak Teala'nın hükmüdür. "İnsanların hepsi mevla sayılır,çünkü onlar,Allah'ın kazasına göre bir fiil icra ediyorlar."

 

MAWÂİDU'L-İRFAN

İRFAN SOFRALARI

Niyazî-i Mısrî

Notlarla çeviren: Prof.Dr.Süleyman ATEŞ.