YİRMİ YEDİNCİ SOFRA

 

YİRMİ YEDİNCİ SOFRA

 

Rahman ve Rahim Allah'ın adiyle:

"Biz onu Kadir gecesinde indirdik." Burada şuna işaret edilmektedir: Ölüm,ister iradi,ister ıztırari,ister tevazui olsun,yokluk olduğundan dolayı zulmettir.Zira ölüm,zulmetin başlangıçlarındandır.Bunun hepsi Kadir gecesidir.Bu geceye Kadir gecesi denmesinin sebebi,kadir sahibinin,bu kadrine ancak Allah'ta mücahede yoluyla ulaşabilmesidir.Kulun kalbine ilim ve ma'rifet,ancak ve ancak zikirle,tevhidle,mürşidin teveccühü ile varlığından tamamıyle geçip fena fillah oluncaya kadar mücahede etmesiyle iner.Zira tane,toprak altında fani olmadan içindekini bitirmez.Mezkur mücahedeye ve fenaya Leyletü'l -kadr (Kadir Gecesi) denmiştir.Bu gecenin Ramazan ayında bulunmasının kuvvetle muhtemel olması da bu söylediğimiz fikre delildir.(Çünkü Ramazan mücahede ayıdır.)

"Kadir gecesinin ne olduğunu sana ne bildirdi?" Burada da,şuna işaret edilmektedir: Allah'ta mücahede'nin kadrini Allah Teala'dan başkası bilmez.Çünkü mücahid,sülukünün başlangıcında,mücahede sonunda kendisine ne gibi maarif ve müşahede açılacağını bilemez.Bu öücahede,bu kadrin (şerefin) zuhuruna sebep olduğundan dolayı ona kadir nisbet edildi.(kadir denildi).Yoksa kadir,mücahede ile hasıl olan maarifin (bilgilerin) dir.Mücahede bir ağaçtır,maarif onun meyvasıdır.

Sonra süluki mücahedenin kadrini üç vechile beyan ederek buyurdu: "Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır." Burada da şuna işaret vardır: Maarif-i İlahiyye'nin husulü ile sonuçlanan Allah'ta mücahede,sahibinin,değirmen eşeği gibi eseri etrafında dolaştığı bin ay ibadetten hayırlıdır.Sonra Yüce Allah Teala buyurdu: "Melekler ve ruh,o gecede her emri yüklenerek inerler." Bu da şuna işarettir: Süluki mücahedede kendilerine müşkil olan her hususta meleki ilhamlar,Rabbani varidat iner,bununla mücahede edenlerin müşkilleri çözülür,onlar kalb şehirlerinin fethine,görmedikleri birtakım askerlerle giderler ki bu askerler gizli padişahlardır.Bunun içindir ki: "Hüküm,Allah'ın yer yüzünde askerleridir.Onlarla müridlerin ruhlarını takviye eder." denilmiştir.Nerede ordularla bir şehri fethe giden,nerede tek başına giden!

"Şafak atıncaya kadar selamet." Bu ayet de işaret ediyor ki: Bir mürşid-i kamilin mürakabesi altında süluki mücahede,ta hakikat güneşi doğuncaya kadar her türlü yol afetlerinden selamette olmaktır.Çünkü sultan,askerleri,harb aletleri çok olduğundan dolayı yoldaki hırsızlardan,eşkiyalardan,düşmanlardan emindir.Yöneldiği beldeyi emniyet içerisinde fethedebilir.Ama kendi kendine bir şehri fethetmek veya hücum eden askerlerden savunmak için mücahede yoluna çıkan,o hususta tek başına kalır.Allah daha iyi bilir.

Bil ki: Bir kimse kendi kadrini bilmez,asli kabiliyyet ve fıtratını bozar,ömür malını havaya sarfederse mücahede kadrini nasıl bilebilir? Hele maarif-i İlahiyyeden ibaret olan mücahede meyvasını tadmamış ise.Mücahede gecesinde kadir (şan,şeref) sahibini şaşırtmaz,azdırmaz.O zat,kadrine kibir eklemez.Yani onunla başkasına kibirlenmez.Ama bunu,süluki mücahedenin gayrinde bulan kimse bununla başkasına kibreder ve o takdirde bu kadrin,ne kendisine,ne de başkasına faydası olmaz.

Önce kemaline güvendiği ve o kemale ehil olduğunu iddia ettiği için yüksek kadr (şeref) e ulaşamaz.Çok cahil vardır ki,Allah indinde alimlerin,kibirleri ve ehliyyet iddiaları yüzünden ulaşamayacakları mertebelere ulaşmışlardır.

Sonra: Bu kemal,üzerine yılan dolanmış bir ağaç gibidir.Bundan dolayı insanlar ondan kaçarlar.Beyazid Bistami Hazretleri şöyle demiş: "Kadri bulan,kadir sahibinin kadrini bilmekle,babalar,analar ve şeyhler gibi kadirli kimselere hürmet etmekle onu bulmuştur." Allah indinde mahlukattan birini küçük görmek kadar büyük bir günah yoktur.Kendi meş'um nefsinin azizliği için,Allah'ın,kadrini yücelttiği kimselerin zelil olmasını istiyor.Miskin bilmiyor ki: "İzzet tamamen Allah'ındır." (Yunus 65) onu kullarından dilediğine verir.

 

MAWÂİDU'L-İRFAN

İRFAN SOFRALARI

Niyazî-i Mısrî

Notlarla çeviren: Prof.Dr.Süleyman ATEŞ.