YETMİŞ BİRİNCİ SOFRA

 

YETMİŞ BİRİNCİ SOFRA

 

Şura suresi,Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla:

"Allah Nuh'a buyurduğu şeyleri size de din olarak buyurmuştur.Ey Muhammed! Sana vahyettik,İbrahim'e,Musa'ya ve İsa'ya da buyurduk ki: "Dine bağlı kalın,onda ayrılığa düşmeyin." Putperestleri davet ettiğin şey,onların gözünde büyümektedir.Allah dilediğini kendine seçer.Kendisine yöneleni de kendine iletir." (Şura 145)

Allah,mü'minlere bir şeriat vermekle minnet etmiştir.Nuh'tan,İsa'ya bütün peygamberlere şeriat vermiştir.Bunları yapmayı emretmiştir.Bunlardan ayrılmayı yasak kılmıştır.Onları yasaklamaktan maksat,ümmetlerini nehyetmektir.Zira enbiyanın kalbleri,dinin aslından ayrılmaktan masundur.Sanki Cenabı Hak şöyle buyuruyor: "Ey peygamberler,size diyorum,ey ümmetler siz anlayın" Ayette geçen "Dinden ayrılmayınız" nehyi,ümmetlerini dinde ayrılığa düşmekten kaçındırmaları hususunda enbiyayı teşviktir.Burada maksat,Muhammed ümmetini,dinde ayrılığa düşmekten kaçındırmaktır.Çünkü Hz.Peygamber Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz: "Yahudiler yetmiş bir fırkaya ayrıldılar.Benim ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır.Hepsi Cehennemdedir.Ancak biri müstesna." dedi.Dediler ki: "Kimdir onlar ya Resulallah?" buyurdu ki: "Bugün benim ve ashabımın üzerinde bulunduğu yolda olanlar." (Şifa).

Biliniz ki: din itikadında "dini ayakta tutunuz (ikame ediniz)" sözünün bu şekilde anlamı,maddeler ilmine göredir.İlm-i Esmaya göre dinin dört direği ve bir damı vardır.Esma ilmini bilen kimse,bu dört direği ve bunlar üzerine oturan damı ve bu damın direkler üzerine nasıl oturduğunu bilen kimsedir.Çünkü "Adem'e isimleri öğretti" ayetinden murat,Esmau'd din ilmidir.Kulluha mücerred isimlerdir.Din her şeyin aslı olduğu gibi esma ilmi de bütün eşyadır. "Adem'e bütün isimleri öğretti." ayeti bunu teyidetmektedir.Din harflerinin isimlerini bilen,her harfin Baiyye,Elifiyye,Hemziyye ilh'den olduğunu bilendir.Keza bunların ictima'ından ve ayrılmasından ne lazımgeldiğini de bilir.Çünkü gerçek Hacı,Haccın menasikini sonuna kadar bir,bir bilendir.Din isimlerinin ilmi,bütün isimlerim ma'denidir.Anka'da şöyle bir beyit var: "Derim ki Ruhu'l-Kudüs,nefse üfler ki Hak'kın beş adedindedir." Çünkü ed-din beş harftir.Din bilgisi bütün esma ilminin ma'denidir.

Bil ki: Maddeler ilminin sahibi,zühd ve takva ehlinden de olsa,dinde istikamet üzre de bulunsa o,Musa Aleyhisselam gibidir.İlm-i Esma sahibi ise sefine (gemi) yi delip çocuğu öldürse de,kendilerini müsafir etmiyen bir kavmin duvarını yapsa da yine o Hıdır Aleyhisselam gibidir.Her ikisi de dini ikame (ayakta tutma) ile me'murdurlar.Ama her biri kendi ilmine göre dini ikame eder.Çok defa birinin yaptığı diğerine aykırı görünür.Bu iki ilmi cemedip bir tek ilim haline getiren insan,kendilerini müsafir etmekten imtina da etseler,şehirden şehire de sürülseler yine de muhaliflerin nefislerini çevirip düzeltmekte iksirdirler.Kehif Suresindeki Musa ile Hıdır Aleyhisselam hikayesinde kalblere şifa vardır.Hasılı din evinin dört direği ve bir tavanı vardır.Sorulana cevap veren Adem'dir.İtirafı kusur eden melektir.Mağrur münkir de iğva veren şeytandır.Allah bizi ve sizi inkardan ve gururdan muhafaza buyursun.(AMİN). "Allah gerçeği söyler,O,yola iletir."

Ümmet-i Muhammed'den olan şu kavme ne kadar hayret ki Allah bütün şeriatlerin peygamberlerini,kendileri için seçip razı olduğu dinin imarcısı yapmıştır ve kendilerine bu dinin emirlerini yerine getirmeyi emretmiş,dinde tefrikaya düşmekten kendilerini menetmiş olduğu halde,kendileri dinlerinin yıkılması şöyle dursun,yok olmasına dahi aldırmıyorlar.Bu,imanlarının za'fından ileri geliyor.Dünyayı ve dünya mevkiini aşırı derecede sevmeleri,onları delilere döndürmüştür.Bu zamanda Allah'ı gerçekten bilen alimler için onlarla beraber yaşamaktansa ölmek daha iyidir. "Allah gerçeği söyler,O,yola iletir."

Biliniz ki: Din evi,büyük,çok büyük bir saraydır.Hatta Arş'tan bile büyüktür.Onun dört direği ve bir tavanı vardır.Kapısında bir bekçi bulunmaktadır.Padişahın huzuruna girmek istiyen herkes,ancak bekçinin izniyle veya bekçinin iznini gösteren bir delille girebilir.Bu,gerçek bir meseledir.Söyliyenin (yani müellifin) zannı değildir.Şahidleri ve delilleri de Kur'an'da olduğu üzere bütün şeriatlerin peygamberleridir. "Allah gerçeği söyler,O yola iletir."

Sofra bitti: Temiş birinci sofrayı müellif,Elmiye (Limni) de bana seher vakti söyledi,huzurunda kendi meclisinde,kuddise sirruhu'nun kendi lisanından yazdım,hiç müsvedde yapmadım.

Allah'ım,peygamberler ve veliler yüzü hürmetine bu sofra ile amel etmeyi ve bunun hakikatine ermeyi bize nasibeyle.Allah'ım,Efendimiz Muhammed'e,onun bütün al ve ashabına salat et.Hamd alemlerin rabbine mahsustur.

Ben fakir de Kavala Şeyhi,Aziz müellif Mısri Hazretleri (Allah bizi onun yüce sırriyle takdis etsin) nin Kari'i diye meşhur es-Seyyid Mustafa'yım.Sene 1105 te Cemaziyelevvelde yazıldı.Bu tarih,iki hatme (sona) yani kitabın hatmi ve müellifin hatmi (ömrünün sona ermesi) ne uygundur.(Kitap bu tarihte istinsah edilmiş,müellif de bu tarihte vefat etmiştir.) Aded 78 Niyazi 78 Çarşamba günü,kuşluk vakti günlerinin adedi 7134. (Kari'i Mısri)

 

MAWÂİDU'L-İRFAN

İRFAN SOFRALARI

Niyazî-i Mısrî

Notlarla çeviren: Prof.Dr.Süleyman ATEŞ.