Hüseyin Sabri Soyyiğit Efendi'nin Hayatı

 

HÜSEYİN SABRİ SOYYİĞİT EFENDİ'NİN ÖZGEÇMİŞİ
Hüseyin Sabri Soyyiğit Efendi Hazretleri
   1932 yılında Trabzon'un Araklı ilçesine bağlı Tosunlu köyünde dünyaya gelmiştir.Babası, beşyüz senelik imamlar soyunun temsilcisi olup, mânevi değeri yüce göreve ömrü boyunca hizmet etmiş olan Nakşibendi şeyhi Hacı Muhiddin Efendi’dir. Annesi, Hacı Muhiddin Efendi’nin amcası Molla Muhammed Efendi’nin kızı olup, o da aynı sülâlenin mânevi feyzi ile yetişmiş, çok genç yaşta da Hakk'ın Rahmet-i Rahman’ına kavuşmuş Fâtıma Hanım annemizdir.

   Hacı Muhiddin Efendi, oğluna, büyük âlim, kâmil ve fâdıl olan babası H.Hüseyin Efendi’nin ve aynı zamanda Ehl-i Beyt sevgisinin etkisinde kalarak “Hüseyin Sabri” ismini vermiştir.

   Hüseyin Sabri Efendi ilk derslerini babası ve hocası H.Muhiddin Efendi’den almıştır.Daha sonra hıfzını İstanbul’da amcası ve kayınpederi H.Tevfik Efendi’den tamamlayarak icâzet almıştır.

   Tahsil hayatı boyunca İstanbul’da özellikle Fatih'te çok sevdiği Hadîs ve Tefsir derslerine devam etmiştir. Zamanının büyük âlimlerini de bol bol dinleme fırsatı bulmuştur. Daha sonra memleketine dönen Hüseyin Sabri Efendi, Trabzon eski müftüsü Abbas Efendi’den Arapça ve Fıkıh dersleri almıştır.

   Aralık 1951’de, H.Tevfik Efendi'nin büyük kızı Saadet Hanım’la evlenmiştir. Kırk yılı aşan evlilik hayatı huzur içerisinde devam etmektedir.Bu evlilikten altı çocuk dünyaya gelmiştir.

       1959 senesinde İzmir'in Karşıyaka ilçesine bağlı Şemikler Merkez Camiine Ramazan vaizi olarak gelen Hüseyin Sabri Efendi, merhum H.Ali Efendi’nin vasıtasıyla Ahmed Efendi Hazretleri ile tanışır. Küçük yaşından beri tasavvuf ortamı içinde bulunan Hüseyin Sabri Efendi, Ahmed Efendi Hazretlerindeki ma’nâ ve hikmet dolu sohbetlerin tesirinde kalıp sadâkat ve samimiyetle Melâmete intisap etmiştir. Daha sonra bu halini şu dörtlükle ifade etmektedir :

Ey Allahım feyiz ver ihvânıma

Sadâkatla girdiler can evime

Zevk ile sarıldım can Ahmedime

Ya Rab, sen bu zâtın hikmetin bildir!

   On dokuz sene efendisi ile bir arada bulunan Hüseyin Sabri Efendi, kısa zamanda Efendisinin sevgi ve takdirini kazanmıştır. Kendisine ihvâna hizmet etme görevi veren Ahmed Efendi Hazretleri, oğlu Hasan Fehmi Hocaefendi’yi de yetiştirmesi için Hüseyin Sabri Efendi’ye teslim etmiştir. Efendisi ile birçok hâtırası olan Hacı Sabri Efendimizin hayatını ve hatıralarını ileride kitap halinde sunacağımızı şimdiden müjdeleriz.

   Ahmed Efendi Hazretleri 1966 senesinde Hüseyin Sabri Efendi’yi ilk haccına göndermiş ve bu haccından döndükten sonra “Hacı Efendi, sen artık bu ihvânın Hacı Babasısın” diyerek bu ünvanı bizzat kendisi vermiştir.Bütün ihvân, kendisine Hacı Baba diye hitap etmektedirler.

   Ahmed Efendi Hazretleri:“Hacı Efendi, sen olmasaydın ben bu görevi yürütemezdim. Sen-ben, ben-sen; aramızda hiç fark yok” ifadeleri ile takdirlerini ifade eder ve hatta “Hacı Efendi, sen benim evimin hem Şeriat Babası, hem de Hakikat Babasısın!”derdi. Sağlığında bütün aile fertlerini H.Sabri Efendi’ye biat ettirmiş kendisinden sonraya bırakmadan bu ulvî görevi Hacı Babamızın devam ettireceğini ifade buyurmuşlardı. Her zaman Hacı Babamıza “Allah muhabbetini arttırsın. İhvânını anlayışlı kılsın. Allah seni ihvânsız bırakmasın!” diye dualar ederdi.

   Hacı Babamızın Melâmet’e intisap etmesi, önceleri aile çevresinde büyük tepkilere yol açtı. Fakat daha sonra kendisindeki ilâhî feyz ve kemalâtı müşahade eden babası ve yakınları kendisini takdir ederek ona teslim olmuşlardır. O günkü Melâmiliğin bozuk bir ortam içerisinde oluşunu dikkate alırsak, tepkilerin ilk bakışta normal olduğunu görürüz. Bu olumsuz şartlara ve o günkü dejenere olmuş Melâmilere karşı Hacı Babamız, büyük mücadeleler vermiş; Şeriatsız, abdestsiz bu yolda gidilemiyeceğini ortaya koymuş, Kur'an ve sünnetin rehberliğinde Muhammedî Melâmiliği zuhûra getirmiştir ve bu inancını her ortamda muhafaza ve müdafaa etmiştir. 1983 senesinde mahkemede Melâmet’in bir hâl ilmi, bir ahlâk manzûmesi olduğunu ifade ederek cesaretle savunmuş, mahkemece takdire lâyık görülmüştür.

   Babası H.Muhiddin Efendi’yi yanına alarak ömrünün sonuna kadar hizmet etmiş, hayır dualarını almıştır. Babası, bütün evlâdına: “Şeiat babında, tarîkat babında hepinizin babası H.Hüseyin Sabri Efendi’dir...” vasiyetinde bulunmuş; Trabzon'da halka yaptığı bir vaazında: “Ben oğlum H. Hafız Sabri’den memnunum, Allah da memnun olsun. O’na olan haklarımı helâl ettim. ” diye memnuniyetini ifade etmiştir.

   1978 senesinde Ahmet Efendi Hazretleri’nin darü’l-bekâya hicret etmesinden sonra Hacı Babamız aynı birlik ve beraberlik ortamını muhfaza ederek gerek İzmir ve gerekse Anadolu’nun dört bir yanındaki ihvâna hizmeti devam ettirmektedir. Bu hizmetlerini yurt dışına da taşıyan Hacı Babamız, Almanya’ya da giderek oradaki Müslüman -Türk kardeşlerimize sohbetler etmiş ve birçok insanı irşat etmiştir.

   Üçüncü haccına büyük bir gurup ihvânıyla giden Hacı Babamız, o mukaddes topraklarda tevhit zevklerini etrafındaki bahtiyar insanlara takdim etmiş ve bizlere de ma’nâ dolu ilâhîleri hediye getirmiştir.

   Allah yolunda hizmetle dopdolu olan bir ömrü, kalemle ifade etmenin ne kadar güç olduğunu takdir edersiniz. Efendimiz Hacı Babamızın affına sığınarak birçok hususlara değinemediğimizi ifade ederken kısa özgeçmişini tanıtmaya çalıştık.

   Cenab-ı Hak’tan uzun ömür, sıhhat ve âfiyetler niyâz eder; bizlerin de onun feyz ve bereketinden hissedâr olmamızı Yüce Mevlâ'dan temenni ve niyâz ederiz.